MySpace CommentsMySpace Codesmyspace Layouts güneşle başlayan günler - Blogcu



YABANCI . .16/7/2009 | 18:19

                                     YABANCI..
evde hiç tanımadığım bir yabancı var..
daha önce gölgesinde nefesimin kesilemediği,
saçlarının rüzgarla buluşmasını izleyemediğim,
kokusunu bile duyamadığım..
ilk baharın henüz açmış kır çiçekleri misali..
hiç tanımadığım bir yabancı var evde..
gözlerindeki ay ışığına şahit olamadığım,
nefesimin üzerinde solamadığı,
gülüşündeki gamzeleri keşfe dalamadığım..
salamadığım üzerine biriken zincirlenmiş mutluluklarımı.
dalamadığım hiç bir denize, açılamadığım ufuklara..
dokunamadığım yanaklarının alına..
bakamadığım şeydi o doya doya..
nerden geldin yabancı evime? hangi cennet dayanamadı sana?
kaç bahar beklettin onu da? kaç şey son buldu sende?
hiç tanımadığım bir yabancı..
başlangıcım, hayatım, canım, kadınım..
eyy sen hiç tanımadığım;
sende bitsin yarım kalmışlıklarım, tamımsın..
ve sen benim hayat arkadaşım, yoldaşım;
her iki dünyada da tek aşkımsın..


           BENİM İÇİN ÇOK ÖZEL OLAN ÇİFTE .. ( adnan & güLşen )

salıncakta olmasanda.. 23/3/2008 | 22:22

Issız bir parkta sallanırken insan, gökyüzüne dokunacağını düşünür bazen..
sonsuz mavinin derinliklerinde kaybolup gideceğini hayal eder..
düşler kurar, mutluluğa dair.. içinden şarkılar söyler biraz hüzünlü biraz
melankolik birazda aşk kokan.. hızlanır git gitte sallanışlar.. düşündükçe
hızlanır.. hızlandıkça düşünür.. sonra birden ya kopar ipleri salıncağın tüm
düşler suratına yapışır insanın.. yada durur salıncak.. düşlerde durur.
mavilikler siyah olur ansızın.. mutluluk hüzün.. hüzünler acı.. şarkılar
birer feryat olur.. duyan olmaz.. salıncağın ardında kimse kalmamıştır
sallayan.. ve o an.. karanlık çöker başta parka.. sonra tüm şehre.. ve sen
siyah görürsün herşeyi.. konuşmak istersin konuşamazsın.. konuşursun anlayan olmaz
yine susarsın.. gidersin sonra.. karanlıklar içine ve ağlarsın sonra
herkesten gizli.. herkes toplanır başına.. gözlerinde alaycı gülümsemeler..
nefret edersin insanlardan.. kaçarsın bilmediğin bir yere.. yerde gözünden
akan yaşların izleri.. basmadan üzerine koşarsın.. koşarsın.. koşarsın.. bir
uçurum çıkar karşına.. durup kalırsın bir süre.. sonra bakarsın ardına..
herkes arkanda.. atla atla diye tempo tutarken görürsün dostlarını.. ve
gülümsersin son bir defa.. bırakırsın kendini boşluğa.. rüzgarda savrulur,
sallanırsın.. salıncakta olmasanda.. son sallanıştır bu .. son ..




git rüzgar, al gel onu... 23/3/2008 | 22:22

bazen içine attıkları kemiriyor insanı.
ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre kadar iz bırakmayacaksın.

yoksa gecenin bir yarısı öyle bir sızlatır ki içini dünya başına döner.

yine hüzün uğradı geceye.
sabah gittikçe uzaklaşıyor benden. o da sevmiyor beni herkes gibi.
yalnızlık ağızda çoğalan tatsız lokma, ne yutabiliyorum ne de atabiliyorum.

adı hasret, sızısı sonsuz, yatağım onsuz...
titrek bir iç çekişi hakim bedenime, onsuz olmayacak biliyorum.
duvarlar üzerime geliyor, daralıyor ruhum. Ecel gelse eğeceğim boynumu önüne bir koyun gibi.
gözlerimi kapatmak geçiyor içimden sonsuz bir uykuya, uyumak , uyumak... ve bir daha uyanmamak...
ne güzel bir vuslat demi ölüm denen meçhul son.
ama biliyorum ki her iki dünyada da olmayacak yanımda.

hey gidi hırçın rüzgar neden bu kadar acımasızca vuruyorsun pencereme. sen de mi intikam alıyorsun benden aklınca.
oysa benim gözlerim sende değil, hep aralık bıraktıgım kapımda.
o gelecek, gıcırdatarak silecek ölüm sessizliğini odamdan.

çek git şimdi , dövünme deli deli, insafsızca vurma kendini oradan oraya. yalnızlığımı da al git buralardan...

gizli bir mektup sıkıştrayım cebine. git onun kapısını döv usulca. gözyaşlarımı gotür. o yağmuru çok sever bilirim. penceresinden sız içeri. bir su gibi avuçlasın beni , ellerinden kalbine sızayım ...

....

yatağım onsuz , gece sonsuz...
silahım kurşunsuz,
sobam odunsuz...


git rüzgar, al gel onu...

onsuz ellerim buz...

<<Önceki Sayfa |1/32|

MySpace Generators & Puzzles